var olmanın dayanılmaz ağırlığı*

Blogumda biraz da kendi hayatımdan bahsetmeye karar verdim. Günlük tutmayı yaklaşık 1.5 yıl önce bıraktım ve hafiften bir boşluğa düşmedim değil, düştüm. Haftada bir gün o hafta neler yaptığımı, hangi müzikleri dinlediğimi, nelerden bunaldığımı ya da nelere sevindiğimi buraya yazacağım. Benim için de haftalık bir analiz olur hem, düşünürüm üstüne. Belki bir şeyler eklerim sonraki… Okumaya devam et var olmanın dayanılmaz ağırlığı*

*

Bir an geliyor, sırtını dayadığın duvarı yıkmışlar. Dengen yok. Her şey anlamını yitiriyor. Yere çakılsan sorun değil ama dipsiz bir boşluğa düşüyorsun, sonsuz. Ellerin uyuşuyor, miden bulanıyor, sürekli ürperiyorsun. Gece başını yastığa koyup gözlerini kapatıyorsun ve yok olmayı diliyorsun. Gittikçe ufalarak o dipsiz boşluğun içinde yok olmak.

*

Nefesim sanki dikenli bir tel, her soluk alışımda boğazım acıyor. Bir yumru oturmuş ki direği sızlayan burnuma eş değer. Adımların benden ayrı, gittiğin yollar benimkilerle kesişmiyor hiç. Varlığın güç temsili aslında. Orada olduğunu bileyim, bu bile yeter. İçine sarıldım, ki bu esaslı bir sarılmak eder. Fotoğraf: Şubat 2018 / Ankara.

yol uzun,

Uzun bir yol var önümde Arel. Dümdüz de değil üstelik. Rotası kayıp. Yürüyorum, kimi zaman koşuyorum, çoğu zaman duraklayıp bir banka çöküyorum dizlerim titrerken. Yürüyorum, yol engebeli, yerde hep çakıl taşları, dokunmak istediğim ağaçlar dikenli, koklamak istediğim çiçekler solmuş. Vazgeçmiyorum bu defa. Yol uzun, yazının önü açık, yürüyebildiğim kadar ve yazabildiğim kadar özgürüm. Ufukta bir… Okumaya devam et yol uzun,

tehlikeli oyunlar.

Türk Edebiyatı’na ait güzel eserlerin çoğunu okumadığımı düşünerek Türk Dili hocamdan aldığım tavsiyeyle başlayıp bitirdim Oğuz Atay’dan Tehlikeli Oyunlar’ı. Bi ara Poyraz Karayel’den sonra popüler olmaya başlayınca iyice soğumuştum. Popüler olan şeylerden kaçma huyum vardır, her ne kadar o popüler olan “şey” dünyanın en mükemmel eseri olsa da. İyi ki de kaçmışım diyorum ama. O… Okumaya devam et tehlikeli oyunlar.

geleceksin diye.

Bugün ben Sen geleceksin diye yemek yaptım. Tavuk haşladım, pilav yaptım, lapa da olmadı bu defa üstelik Anneanne yemeği yaptım bugün ben sana Sen geleceksin diye. Anneannemi hiç görmedim Şefkatli ellerini saçlarımda hiç hissetmedim Yemeklerinden hiç yemedim Ama yemek yapsaydı böyle yapardı, hissettim. Bugün ben Sen geleceksin diye yemek yaptım. Tek başıma yaptım hepsini Annem… Okumaya devam et geleceksin diye.